okumali

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün78
mod_vvisit_counterDün362
mod_vvisit_counterBu hafta440
mod_vvisit_counterBu ay8524
mod_vvisit_counterHepsi1849304

Jurnal/Cemil MERİÇ

 Birinci cildi 1955-1965 yılları, ikinci cildi 1965-1983 yılları arasında yazılmış yazıları kapsayan bir eser Jurnal. Eser,  ilki 1992 ve 16’ncısı 2005’te olmak üzere defalarca basılan, belki de yazarın en çok ilgi gören kitabıdır. Öyle sanıyoruz ki bu ilgide gizli olana, açıkça ifade etmek gerekirse yazarın neredeyse mahrem denebilecek alanlarına duyulan merakın payı çok yüksektir. 
 

 

 Eserdeki kimi ifadeler bazen sıradan bir okuru rahatsız edecek şekildedir. Ancak yayımlanmamak adeta kendi içini dökmek amacıyla yazılmış bir esere yazılanlardan dolayı kızmak da çok adil değil. Velhasıl yazarın birbirinden değerli kitapları dururken hayatteyken basılmayan ve sınırları mahremiyete varan eserinin bu kadar ilgi odağı olması çok da masum bir okur tutumu değildir. 

 

Birini ele vermek ispiyonlamak anlamı taşıyan jurnal kelimesi bize yazarın kendi hakkında yaptığı itirafları çağrıştırıyor. Kesintilere uğrasa da yazımı 29 yıl süren bu eserde Meriç kendini tanımaya ve tanımlamaya, duygu ve düşüncelerini hesapsızca dile getirmeye çalışır. Jurnal’de adeta ruh ve kafa gelişimi kaydedilir. Yazar eserini kaleme alırken içinde bulunduğu duygu, heyecan ve düşünce kesafetini gözler önüne seriyor. Meriç eserini “içine kafasındaki bütün ışığı doldurup dalgalara fırlatacağı bir şişe”ye benzetiyor. Yazar daha çok kendi korkularını, kendi rüyalarını anlatır. Jurnal’i de hayalini aksettiren bir ayna yani entelektüel bir biyografidir.

 

Sanatın çeşitli dallarından edebiyata, sanat adamlarından siyasetçilere, hayatına giren kadınlara yazdığı mektuplardan çocukları hakkında fikir ve hayallerine, Türk edebiyatından Hint edebiyatına kadar pek çok konunun akıcı ama derin bir üslupla ele alındığı bir eser Jurnal.

 

Yazarın derin üslubu yanında belki de üslubunun en sert olduğu eserinin yine Jurnal olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu sertliğin ikinci ciltte yumuşadığı, isyankâr Meriç’in yerini sevilmek istenen ve seven Meriç’e bıraktığı söylenebilir.

 

Sonuç olarak hacimli olmasına rağmen tek solukta okunabilen bu kitabın elbette Meriç’i tanımak isteyenler için bulunmaz bir hazine olduğunu söyleyebiliriz. Bir insanı tanımak tabiidir ki diğer eserlerini tanımamıza, anlamamıza hizmet eder. Eser bu Yönüyle ölümsüz bir otobiyografidir.

    

    

Ahmet YAVUZ

 

 


AddThis
 

Yorum ekle